9 Mayıs 2014 Cuma

Bilmen isterim ki içinde yaşadığımız evren sana ait değil. Sen yönetmiyorsun dünyayı. Satranç tahtasındaki şah değil , piyonsun ancak .Yani ilk gözden çıkarılan. Endişelenme;  bir çok kader ortağın var. Evrenin dört bir köşesinde her gün birileri seninle aynı kaderi paylaşıyor.Her gün her dakika büyüyor yalnızlığımız.

Kendini başkalarından korumak için fil dişinden kuleler inşa ediyorsun ;duvarlar örüyorsun her kırıldığında . Duvarların ardından  yaşıyorsun  hayatı ,korkarak . Ya tekrar kırılırsan ?Gün geliyor o duvarların arkasında sıkışıp kalıyorsun yalnızlığınla. Gözlerin ışığa hasret kalınca başını uçsuz bucaksız göğe kaldırıyorsun. Bekliyorsun, hani bir umut  biri sana elini uzatır ; çeker kurtarır seni kokuşmuş yalnızlığından. Beklediğin gelsin istiyorsun; gelsin ki elini tutarak sana ışığını hediye etsin. 

Yeni bir serüvene başlama umudu taşıyorsun içinde hep. Sonunda eskisi gibi olacağını bilsen bile kendini bu sefer farklı olacağına inandırıyorsun. Beklediğin geldiğinde hayatın artık eskisinden farklı olacak ,sular artık ters yönde akacak ,günler bir öncekinden daha farklı olacak.

Olmuyor; hiçbir zaman evdeki hesap çarşıya uymuyor. Ya sen ona eksik kalıyorsun ya o sana. Bir yerden sonra ayrılıyor eller , hayatlar. Zaten biliyordum diyorsun kendine, ya ben gidecektim ya o. Yalnızlığın ... Her şeyin nedeni değil miydi o? O kadar acının o kadar gözyaşının  sunağı .Nefes aldığın her an büyüyen bir süre sonra sana yaşamak için alan bırakmayan yalnızlığın..

Ne var biliyor musun sen aslında hiç gelmeyecek birini bekliyorsun. Suretler , yüzsüz bedenler yaratıyorsun kendine . Salıveriyorsun dünyaya  belki bir gün karşına çıkar ; kim bilir .Her suret senin parçan aslında ; gözleri  gözlerin, sesi zihnindeki o bitip tükenmeyen ses öyle ki her duyuşunda işte bu dediğin.

Kuşkusuz tüm bu olanların en acı tarafı yarattığın suretlere aşık olduğunu sanmandır.Aslında biliyor musun sen hiç aşkı tatmadın. Her ne kadar olduğunu kendine bile inandırmaya çalışsan da hiç aşık olmadın .Okuduğun şiirlerden , izlediğin filmlerden etkilendin hep. Aşık olunan taraf olmak istedin belki de bilmiyorum..Aşık olunan , her şeyin nedeni olan kadın olmak istedin belki. Uğraştın da hani . Ama unuttun  bir şeyi . En önemli  kuralı : Suretlere aşık olunmaz. 

Suretler ancak kandırır seni. Aslında hiç var olmayan bir evrene inandırır. Hayal kurarken bulursun kendini, bacası tütmeyecek evler ,üzerinde koşulmayacak bir bahçe , binilemeyecek bir bisiklet , hiç doğmayacak çocuklar. Keşkelerin ceplerinde bir kaldırımın kenarında yağmurun seni de temizlemesini dileyeceksin.Ağlayarak

Bir süre sonra gerçekle hayal arasında ayrımı yapamayacak olan birine anlatıyorum bunları.Kendisine hem çok yakın hem de çok uzak olan birisine.Seni nereden mi tanıyorum ? Çünkü sen bensin . Aynadaki karşılaşmaktan korktuğum yansımam, rengini unuttuğum gözlerim. Kötü yanım aslında tamamım . Geçmişim, geleceğim.. 
Ben...

4 Mayıs 2014 Pazar

Hem yazmak istiyor hem de hiçbir  şey yazamıyorum . Yaşıyorsun görüyorsun konuşamıyorsun . Yıllar sonra konuşmayı unutmuş gibiyim . Sözcüklerimi hayallerimi  güzel renkleri olan bir balona kaptırdım. Öylesine güzeldi ki. Öylesine bendi ki. 

Gökyüzüne aşık olmuş kuşlar gibiyim. Uçtukça özgürleşeceğim sanıyorum . Olmuyor . Ben yaklaştıkça kilometrelerce kaçıyor. Umudum . Işığım .. Yıllarca ışığı tanımamış tanıyamamış bir kör gibiyim. Yanımdaki güneşi es geçtim hep . Ve şimdi gözlerim açıldığı halde ışığımı kaybettim... Şimdi  her şey çok uzak her şey çok zor. 

Çıkmaz bir sokakta hissediyorum kendimi. Önüm ardım çevrilmiş . Onlarca yüz , onlarca ses... Hiçbiri sen değilsin . Geceler boyunca gördüğüm onlarca , yüzlerce rüya... Kabuslar, çığlıklarım , göz yaşlarım.. En kötüsü tüm bunlar olurken yapayalnızım. Sen  haklı olarak köşendesin : Mağrur , gururlu,sessiz .. Kırılsan da dağılsan da susarsın sen.Bilirim. Keşke bağırsan ,kızsan bana. Haklısın . Bir insana en iyi susarak cevap verilir. 

Tanıdık bir şarkı çalıyor fonda .Belki zamanın bir yerinde dinlemişizdir. Kim bilir...