19 Nisan 2014 Cumartesi

Dağınık

      Yazmayı seyrekleştirdim iyice kafamda öyle çok şey dolaşıyor ki kaleme ulaşana kadar uçup gidiyor hepsi. Konuşmak isterken susmak zorunda kalıyorum bu yüzden . Bir de her şeyden sıkılıyorum. Kendimden bile. İpin ucundan dönüyorum hep. Kaçmak isterken kendimi kıskıvrak yakalıyorum. Bu sırada çoğu şeyi kaybediyorum. Benliğim eksiliyor yere her çarpışında.







erhhhhh.....

         Olmuyor olmuyor baştan alalım..




  Yazamıyorum. Kafamda dönüp duran binlerce sözcük var . Zamanın bir yerlerinde aklıma izinsiz giriş yapmış, zihnimde dönüp duran binlerce hece.. Yan yana getirmeye çalıştığımda paramparça eden. Öyle çok fazla geldim ki kendime kendimden kendimi çalıyorum..Kendime fazla geliyorum sana eksik.

      Aslında korkuyorum. Onca hayattan sonra karşına dikilmek çok zor çok can acıtıcı.Sen gözlerinle eksiltirsin beni. Ateş saçan gözlerin.Artık sensiz kalmak istemiyorum. Ruhum bedenime yeterince ağır. Bir de sensizlik. Zor çok zor...




                             Deneme bir iki deneme. Yine mi olmadı ? Pes !




        "Yazmak mutsuz adam işi; mutlu olan adam yazmakla vakit kaybetmez hayatın içinde yaşar " derdim hep. Yanılmışım. Çok mutlu olduğum için değil bu  yanılgı. Kelimelerimi tüketecek kadar mutsuz olduğumdan. Kendime bir şeyler katmak yerine kesemden yedim. Neyse sonradan denemeli. Daha geniş güzel zamanlarda...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder