3 Eylül 2012 Pazartesi

Yine ben..Bir ay olmuş yazmayalı.Bir aydır yazacak bir şey bulamamak ürkütse de beni işin aslını bildiğim için susmanın daha doğru olduğu kanısındaydım.Neden bu oldu bilmiyorum aslında.Söylenecek o kadar şey varken birden susmak doğru mudur ? Susup iç sesimle baş başa kaldığımda bitmek bilmez münakaşalardan sıkılarak köşeme çekildim belki de.Belki de benmerkezci yazamadığımdandır suskunluğum.

Hayatım boyunca hayal kursam da gerçekçi olmayı en azından öyle görünmeye çalıştım.Aşılmayan duvarlarım arkasında hala tavşan delikleriyle ve uçsuz bucaksız tünellerle dolu bir diyar vardı.Her kapı başka bir diyara açılıyordu.Balonlar vardı gökyüzümde.Yaklaşan fırtınaya inat  hayallerim bir ipin ucunda bulutların arasında dolanıyordu....Ve sonra...Ve sonra saat on ikiyi vurunca hayallerim birer bal kabağına ,uçurtmalarım  ise devasa bir engereğin vücudunda birleşti..İşte o bendim..Asla ulaşamadığım ;devasa oluşundan korktuğum ben...

Yer ve zaman önemsiz aslında bu konularda.Belli bir başlangıç noktası aramak ise samanlıkta iğne aramak gibi.Aslında kendim ile ilgili konuşmak için yazmıyorum buraya.İnsanın kendisiyle mücadelesi aslında benim anlatmak istediğim.İnsanın kendi içindeki dalgalı denizleri dizginleyip bunu dış dünyaya da yansıtması..

Bir söz vardı :" Herkes kendi kapısının önünü temizlerse her yer tertemiz olur." diye.Bunu iç dünyaya da indirgemek gerek mesela..İnsan önce kendisinden başlamalı işe..Arındırmalı..Zor da olsa bunu yapmalı..Bu sayede egolarından ,küçük hesaplarından,yalanlarından arınır..Kendi paçasını  her zorlukta kurtarmak yerine başkalarını da düşünmeye başlar bu sayede..Belki de imkansızı istiyorum.Yine de ..Yine de o istenilenler gerçekleşseydi daha yaşanılır olmaz mıydı hayat?.


Sanırım yine saçmalamam tuttu... En iyisi şarkı paylaşıp kaçmak..Yazmaya uzun zaman ara verdikten sonra kelimelerin istenilen yöne doğru şekil alması hele bu saatte zor..O yüzden tadında bırakıp uyumak gerek..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder