20 Mayıs 2012 Pazar


  
Neleri geride bıraktık şu ana kadar? Kaç kalbi fethettik ya da kırdık? Kaç insanın korkmadan gözlerine bakabildik ? Kaç insana aşık olduğumuzu sandık ? Kaç kişiyle yüreğimizden  gelerek doyasıya güldük ? Kaç kişiyi hatırladık ? Kaç kişiyi unutabildik ? Şimdi durduğumuz yerden arkamıza baktığımızda kaç kişiyi sevgiyle anımsıyoruz ? " Bu satırlar bir şeyleri sorgulamamı sağladı.Sahi kaç kişiyi iyi olarak hatırlıyorum ? İz bırakanlar unutulmazmış ...Sahi kaç kişi iyi intiba bıraktı bende..


Hayatıma bir sürü kişiyi sokmayı sevmedim hiç..Sevmediğim şey ne yazık ki başıma geldi..Bu son olsun dediğimde oysa ki oyun daha yeni başlamıştı.Seyrettim insanları ..Hırsları uğruna oynadıkları küçük oyunları.Bir şizofren edasıyla sanrıyla gerçeği karıştırmalarını...Sanırım ben de onlardan biriyim çoğu zaman ..Hayal ile gerçeği ayırt edemiyorum ...Bir hayale aşığım aslında..Sadece rüyalarımda görebildiğim o adama..Onu asla bulamasam da suretlerini gördüm dünyada..Hep onları izledim..Dokunmak istedim yüzlerine ..Ellerim yandı önce sonra da bana ait olan her şey..Kendi yarattığım ateşte kavruldum..Tıpkı bir zümrüd-ü anka gibi yeniden doğdum usulca..


Aynaya baktım  yara izlerimi gördüm;hala kanlar sürülen dokundukça canımı eskisinden daha çok acıtan yaralarımı...Soyunup aynadaki aksimi izledim...O ben değildim sanki olamazdım da..Zaman bu kadar zarar veremezdi bana ..Kendi kendime  bu kadar zarar vermiş olamazdım....Ne kadar inanmak istemesem de o bendim..İnsanları izlerken aslında kendisi onlardan daha fazla zarar gören ben..


Şimdi pusulası şaşmış bir gemi gibi açık denizde sürükleniyorum.Kara nerede belirsiz..Görmek bu kadar basitken kör adımlarıyla ilerliyorum .. Çözüm elimde iken onu öyle bir ele teslim ettim ki geri alamıyorum..Canımı daha çok yakıyor adımlarım ;duvarlara çarpa çarpa daha da çok yok oluyorum..Bu ben değilim..Olmamam..Olmamalıyım...


14 Mayıs 2012 Pazartesi

   
    Kimi neden özlediğimi bilmeden öyle içim acıyor ki..Rezil kokuşmuş bir boşluk bu beni yutan.Işık yok ,kör adımlarıyla ilerlemeye çalışıyorum .Öfkeliyim hem de çok. Kalbimi esir edebilecek kadar büyük bir öfke..Adresi belli olmayan bir paket gibi kalbimin tam ortasında oturmakta...Zayiatımız fazla yine ..Umutlarım ,bir sürü gözyaşı ,fedakarlık...Oysa sadece elini tutmak istemişken...
   
    Maymun iştahlıyım biliyorum.Ne acımın ne sevincimin arkasında durabildim..Gidenleri öylece izledim köşemden.Çabalamam bir işe yaramazdı çünkü..Aslında olan bambaşkaydı.Benim istediğim ne onlardı ne de bir başkası..Ben kafamdaki bir hayalete aşıktım..Rüyalarıma giren sesine ,gözlerine aşık olduğum ama asla bir vücut bularak hayatıma giremeyecek olan bir hayalet..
  
Tuhaftır parçaları hayatımın her bir yanına serpiştirildi..Tanıdığım her adamda onun izleri vardı..Belki de bu yüzden bu kadar yıprandım.Sadece onu sevmişken yerine kanlı canlı birini koymaya çalıştım.Olmadı..Eksiktim yarımdım. Kendi kendime sevdim; kendi kendi vazgeçtim rüyalarımdan..Sonuç hüsrandı belki ..Asla kazanı olmayan bir savaşta yenilmiştim ben..Düşmanım kendim idim ... İnsan kendisini nasıl alt eder ki ? Yel değirmenleri ile savaşan Don Quijote gibiyim fakat onun bir amacı varken ben boşlukta sallanıyorum...