24 Ocak 2012 Salı

  Uzun zaman oldu yazmayalı .Kelimeler birbirinden korkup kaçarken arkalarından bakmakla yetindim.Söylenecek söz çoktu .Ama yeri değildi hiçbir şeyin .Hiçbir sözcük yerini tutmayacaktı gidenlerin ya da yeni gelenlere kollarını açmayacaktı.

 Bu yüzden sustum.En iyisiydi belki sessizlik.Konuşursam kendi kendime yakalanırdım .Halime gülerdim:"Çocuk musun sen ? Neyin peşindesin ?" diye.Kararsızlığım bocalamam hala geçmişe duyduğum özlem.. İçimde bin bir keşke akıp giden zamanı izledim .Tıpkı  camına değen yağmuru izleyen yaşlı bir kadın gibi.
  
 Unumu eleyip eleğimi astım diye düşünüyorum açıkçası .Bunun için yaşınıza gerek yok .Deneyim denilen yıpratıcı bir hoca ile karşı karşıya kaldığınızda emin olun zaman içinde adınızı bile geride bırakıyorsunuz.Size yeni bir kimlik veriyor .Yeni kıyafetler yeni bir hayat...
    
Bunun geçmişinizden kopmamız anlamına geldiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz..Geçmişinizi mumla aratır deneyimleriniz.Özellikle çocukluğunuzu.Oyuncaklarımızı ararız o huzurlu günleri.Her şey çok uzaktır bizim için . Elde kalan birkaç fotoğraf ,bir çuval keşke ve ortasında kaybolmuş gitmiş yıllarınız...

5 Ocak 2012 Perşembe


Zamanı geriye sarmak istediğiniz oldu mu? Benimki de soru yani.Tabi ki de olmuştur. Yaptığınız kötü bir şey,ağzınızdan çıkan kırıcı herhangi bir söz ya da bambaşka bir şey..Geri dönüp her şeyi rayına koymak isteriz ya da o anda sabitlenmeyi yelkovan ile akrebe söz geçirebilmeyi isteriz.. Zaman hiç akmasın her şey o anki gibi kalsın ...
   
 Sanırım bu aralar en çok istediğim şey bu .Zamanı geriye sarabilmek.Bu satırların adandığı kişi durumu bilmese de onun yanında olmak çalan her şarkıdan,onun her bakışından anlam çıkarmak isterdim"Hayal meyal hatırlıyorum" demek isterdim aslında .Zihnimde ona ait her şeyin silikleşmesini,hayalinin evimi ,odamı kısacası dünyamı terk etmesini isterdim.
   
 Kokusu gelir zaman zaman burnuma.yine o garip rüyaya dalarım geceleri.Aynı şarkı çalar gölgesini görürüm uzaktan .Ama o farkında olmaz yine hiçbir şeyin .Ya da aptal ayağına yatar parmağında oynatır yine dünyayı..Dalga geçer kendince ya da gözlerime bakar uzun uzun saçımı okşar yanağıma dokunur ..Hayatına devam eder sonradan bıraktığı etkiden habersiz...
   
Her zaman çok saf olduğumu çok temiz kalpli olduğumu bu yüzden her zaman kullanıldığımı  söylerler. Kendimi hiçbir zaman iyi görmediğimden kulak asmam .Beni çok masum bir şey sanıyorlar oysa ben onların sandığı kadar masum değilim derim..Aldığım her darbede kendimi sorgularım .Kanayan yaralarıma yenilerini eklerim kendi elimle .

  Oysa bazen olaylar benim dışımda gelişiyor.Mesela onun gidişi..Sadece başından beri söylemem gereken şeyleri söylemiştim.Bir kez olsun haykırmak istemiştim gerçekleri.Kullanıldığımı ...Her zaman iltifat edemezdim ya da her zaman o yanımda olsun diye susmak.Bir yerden sonra insan kendi içindeki gerçeklere katlanamıyor..
  
 Ama yine de özlüyorum.En küçük şeyleri çilekli milkshake yapmasını makarnaları dağınıklığı sesini..İşte en kötü şey sesi..Biraz sussa düşünebileceğim.Bir sürü kötü şey bir sürü iyi şey offff... Artık unutmam geride bırakmam gerek...